Yeni sistem AKP’yi mutlu etmedi

31.01.2019 01:01 Akın Aydın; Bu yazımı 26 Haziran'da yazmak istemiştim. Ama ülkemiz rejiminin değiştirildiği 24 Haziran tarihinden önce milletimiz üzerinde öyle bir hava estirildi ki, sabredelim, dedik.
Yeni sistemle birlikte terör filan kalmayacaktı. Enflasyon ile faiz ile dolar ile nasıl mücadele edeceğimizi ve bunların nasıl yerle bir edildiğine şahit olacağımız anlatılıyordu.

Adalet hür, bağımsız ve herkese eşit mesafede olacaktı. Medya özgür, fikirler kelepçesiz özlenen bir Türkiye ile tanışacaktık.

İfade etmeliyim ki, 2010 referandumundan sonra bizler, bu ülkede sistem değişikliğine gidileceğini ve bu değişikliğin kimler tarafından kurgulandığını ve sonuçlarını belki binlerce kez yazdık, anlattık.

Ama milletimiz yine lafa baktı, gitti ve yeni rejime 'evet' dedi. Ben de 6 ay, bakalım bu yeni sistem kimi mutlu etti diye bekledim.

6 ay geçti. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminden kim mutlu, memnun?

Milletimiz mutlu değil, tablo ortada. Bu sistemi getiren ve 17 yıldır iktidarda olan AKP de mutlu değil. 

Çünkü iç siyasette artık yol yaptık, köprü yaptık cümleleri ile vatandaş tatmin olmuyor. Haliyle AKP, kendini anlatma zorluğu çekiyor.

Rakamlara bin bir taklalar attırarak, yüzdelik kıyaslarla geçmiş dönemler karşılaştırılarak pembe tablolar çizilmeye çalışılsa bile enflasyon hükümetin yakasını bırakmıyor.

Döviz kurları, kadim dost ABD'nin tehditleri AKP'yi iyice zora sokmuş durumda.

Saman, et, ot derken buğday, arpa, mısır, pirinç, mercimek gibi Anadolu'nun her tarafında dün yetişen ama bugün ithal edilen temel gıda maddelerinin izahını yapmakta zorlanıyor AKP. 

Diğer taraftan inkâr edilemeyen bir israf ve müsriflik her kurumu sarmış vaziyette. Öyle ki, yandaş yazarlar bile bu israfın çok ağır bedellere mal olacağını ifade ederken bizzat AKP vekilleri ekranlardan, "neyin saltanatını sürüyorsunuz beyler" çıkışı yapıyor.

Gelinen noktada Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan, Hüseyin Çelik gibi AKP'nin kuruluşunda ve 15 yılında aktif rol alan isimlerin bir başka parti altında yeniden sahneye çıkacakları endişesi AKP'yi sarmış durumda.

Tulumba boşaldı. İcraat üretilemiyor. Satılacak kurum da kalmadı. Artı, satılanlar da satılıyor. İşsizlik yükseliyor. 

Dış siyasette Rusya ve ABD arasında sıkışmış, iç siyasette MHP'ye mecbur olan bir iktidar var önümüzde.

Meclis işlevsiz, yargı korkak, Sayıştay devre dışı… Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Yüksek Seçim Kurumu halka güven vermiyor.

Haliyle kendi elleriyle getirdikleri ve hâlâ nasıl bir sistem olduğu tam olarak anlatılamayan ve de anlaşılamayan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi AKP'yi mutlu etmedi.

MHP'ye gelirsek, 2002'de 2 büyük deprem, ekonomik krizleri atlatan 3 yıllık bir koalisyon hükümetini bir gece ansızın bitirme kararı alarak AKP'nin önünü açan MHP, 24 Haziran öncesi de aynı rolü bir kez daha oynadı ve parlamenter sistemin bitirilişinin önünü açtı. 

CHP ise müzmin muhalefet rolünü çok iyi oynuyor. Ülkenin gündemi ne zaman sıkışsa AKP'ye iyi bir malzeme verip, bir anda gündeme kendisi giriyor. 

Biz yaparız, çözeriz, hesap sorarız söylemlerinin dışında ne bir projeleri, ne de planları var. Sadece laf ve akabinde AKP'ye ödedikleri milyonlarca TL tazminat! 

Atatürk'ün partisiymiş! Yahu, Atatürk'ün partisi olsaydı, onun çizgisinde birkaç politika bile üretebilseydi, kim bu ülkenin rejimini değiştirmeye cesaret edebilirdi. 

HDP ise milletin partisi olamadı. Aldığı oylar özgür iradelerle verilmiş oylar değil. Korku iradeleriyle verilmiş oylardır. 

Ama ülke içinde sistem değişikliğinden tek mutlu olan parti HDP'dir. Çünkü bu sistemin ayaklarından biri de federasyondur. 

Zaten iktidar partisi de vekili Ravza Kavakçı'yı Almanya'ya bu sistemi incelesin diye göndermişti. 

Peki, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminden kim memnun oldu?