‘Ben ölümden korkmam, ünsiyet duyarım’

04.04.2020 11:04 İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Heyhat! Başımdan geçen bunca sayısız zor ve ağır olaydan sonra mı ölümden korkacağım. Allah’a and olsun ki, Ebi Tâlib’in oğlunun (Ali’nin) ölümle ünsiyet ve dostluğu çocuğun anne memesine olan ünsiyet ve dostluğundan daha çoktur”
Kur'an'da şöyle buyurulur: "Bu işte bir şeyimiz (karar ve görüşümüz) olsaydı, burada öldürülmezdik, diyorlar. De ki: Evlerinizde olsaydınız, haklarında ölüm yazılı olan kimseler, yine de devrilecekleri yere varırlardı." (Âl-i İmran, 154).
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kaçan kimse, ömrünü uzatmaz, kendisiyle ölüm günü arasına bir engel koyamaz." (Nehc'ul Belağa, 124. Hutbe).
Ziyad bin Nasr el Harisi, Abdullah b. Budeyl'e Sıffin günü şöyle dedi: "Bugün oldukça zor bir gündür. Bugün sadece güçlü olan cesur, doğru bir niyet sahibi ve kalıcı bir kalp kuvveti bulunan kimseler sabredebilir. Allah'a yemin olsun ki, bugün bizden ve onlardan sadece çok az bir kimsenin kalacağını tahmin ediyorum."
Abdullah bin Budeyl şöyle dedi: "Allah'a yemin olsun ki ben de aynı şeyi tahmin ediyorum."
Bu ikisinin sözü Ali'ye (a.s) ulaştı. İmam (a.s) onlara şöyle buyurdu: "Bu sözü göğüslerinizde gizleyin ve aşikâr etmeyin. Hiç kimse onu sizden duymasın. Şüphesiz Allah bir grup için öldürülmeyi yazmıştır ve bir gruba da doğal ölümü yazmıştır. Herkesin ölümü Allah'ın mukadder kıldığı üzere çatar. O halde Allah yolunda cihad edenlere ve itaatinde öldürülenlere ne mutlu!" (Şerh-u Nehc'il Belağa-i İbn-i Ebi'l-Hadid, 3/183).
Resûlullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ben Allah yolunda savaşmayı sonra öldürülmeyi, yeniden savaşmayı sonra yine öldürülmeyi ve yeniden savaşmayı ve öldürülmeyi seviyorum." (Sahih-i Muslim, 1876).
İmam Ali (a.s), "Ya Resûlallah! Uhud günü Müslümanlardan bir grup şehid olmuş, bense şehadete erişememiştim ve bu bana pek ağır gelmişti de 'Müjdelerim seni, şehadet arkandadır' dememiş miydin?" diye sordu.
"Evet dediğin gibidir! O zaman nasıl sabredeceksin?" deyince, Hz. Ali, "Ey Allah'ın Resûlü! Bu sabır yeri değil; müjde ve şükür yeridir" dedi. (Nehc'ul Belağa, 156. Hutbe).
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Konuşacak olursam hükümet hırsına kapıldığımı söylüyorlar. Susacak olursam ölümden korktuğumu iddia ediyorlar. Heyhat! Başımdan geçen bunca sayısız zor ve ağır olaydan sonra mı ölümden korkacağım. Allah'a and olsun ki, Ebi Tâlib'in oğlunun (Ali'nin) ölümle ünsiyet ve dostluğu çocuğun anne memesine olan ünsiyet ve dostluğundan daha çoktur." (Şerh-u Nehc'il Belağa-i İbn-i Ebi'l-Hadid, 1/213). (Muhammed Muhammedî Reyşehrî, Mizanu'l-Hikmet). 

Yeni Mesaj
Okan Egesel